Manifest grubu üyesi Zeynep Oktay'ın, 2020 yılında sosyal medya fenomeni Duygu Özaslan'ın "Benim kilolu halim bile hepinizden güzel" şeklindeki çıkışına verdiği "Sana kötü bir haberim var" yanıtı, aylar sonra sosyal medyada yeniden viral olarak gündeme oturdu. Bu gelişme, özellikle kadınların vücut algısı, beden olumlama ve sosyal medyanın bu konudaki etkisi üzerine yeniden bir tartışma başlattı.
Olayın geçmişi, 2020 yılına dayanıyor. Duygu Özaslan, o dönemde yaptığı bir paylaşımda kendi bedenini överek, "Benim kilolu halim bile hepinizden güzel" ifadesini kullanmıştı. Bu açıklama, kamuoyunda ve sosyal medyada geniş yankı uyandırmış, bazı kesimler tarafından beden olumlama adına olumlu bulunurken, bazıları tarafından ise eleştirilere neden olmuştu. Özaslan'ın bu çıkışına karşılık olarak, Manifest grubu üyesi Zeynep Oktay ise "Sana kötü bir haberim var" şeklinde kısa ve net bir yanıt vermişti. Oktay'ın bu yanıtı, o dönemde de dikkat çekmiş ancak zamanla unutulmuştu.
Ancak son günlerde, Oktay'ın bu yanıtı sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmaya başlandı ve kısa sürede viral oldu. Bu yeniden gündeme gelme, özellikle gençlerin ve kadınların sosyal medyada maruz kaldığı beden algısı baskısı ve bununla mücadele yöntemleri üzerine bir tartışmayı tetikledi. Oktay'ın yanıtının, Özaslan'ın kendi bedenini övme biçimine karşı bir duruş sergilediği ve beden olumlama kavramının yanlış anlaşılabileceğine dair bir gönderme içerdiği yorumları yapılıyor. Bu durum, beden olumlamanın sadece kendi bedenini sevmekle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda başkalarının bedenleri hakkında yapılan yorumlara karşı da bir hassasiyet gerektirdiğini ortaya koyuyor.
Bu yeniden alevlenen tartışma, sosyal medyanın bireylerin kendilerini nasıl algıladıkları ve başkalarıyla nasıl kıyasladıkları üzerindeki derin etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, sosyal medyanın sunduğu filtrelenmiş ve genellikle gerçekçi olmayan beden imajlarının, özellikle gençlerde özgüven sorunlarına ve sağlıksız diyetlere yönelime neden olabileceği konusunda uyarıyor. Oktay'ın yıllar sonra yeniden gündeme gelen yanıtı, bu bağlamda, beden algısı ve sosyal medya etiği üzerine düşünmeye sevk eden önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Tarafların bu konudaki sessizliği ise, tartışmanın daha çok kamuoyu ve sosyal medya kullanıcıları arasında devam edeceğini gösteriyor.