Yunanistan'da Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim hakkına yönelik endişeler artarken, Atina yönetiminin Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan Türk azınlık okullarından 8'ini daha kapattığı bildirildi. Bu son gelişmeyle birlikte, bölgedeki Türk okullarının sayısı 76'ya geriledi. Türk yetkililer ve azınlık temsilcileri, bu adımın uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu ve azınlığın kültürel ve kimliksel haklarını hedef aldığını belirtiyor.
Lozan Antlaşması'nın 37. ve 38. maddeleri, Türkiye'deki Rum ve Yunanistan'daki Türk azınlıkların kendi okullarını kurma, yönetme ve eğitim dili olarak kendi dillerini kullanma haklarını açıkça tanımaktadır. Bu antlaşma, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin temel taşlarından birini oluştururken, azınlıkların haklarının korunmasını uluslararası bir yükümlülük haline getirmektedir. Ancak son yıllarda Yunanistan'ın Türk azınlık okullarına yönelik tutumu, bu antlaşmanın ruhuna ve lafzına aykırı uygulamalarla gündeme gelmektedir. Okulların kapatılması veya birleştirilmesi gibi adımlar, azınlığın eğitim olanaklarını kısıtlamakta ve dilini, kültürünü gelecek nesillere aktarma potansiyelini zayıflatmaktadır.
Bu son kapatma kararının ardında yatan nedenler tam olarak açıklanmasa da, Yunanistan'ın eğitim sistemindeki genel reform çabaları veya azınlık okullarının müfredatına yönelik endişeler gibi faktörlerin etkili olmuş olabileceği düşünülüyor. Ancak Türk azınlık temsilcileri, bu tür adımların azınlığın kimliğini ve varlığını ortadan kaldırmaya yönelik bir politika izlendiği şeklinde yorumluyor. Daha önce de çeşitli gerekçelerle kapatılan veya işleyişi zorlaştırılan okullar olduğu düşünüldüğünde, bu son 8 okulun kapatılması, mevcut endişeleri daha da derinleştirmektedir. Bölgedeki Türk toplumu, bu durumun eğitim haklarının ihlali olduğunu savunurken, uluslararası kamuoyunun ve ilgili kurumların da bu konuya duyarlılık göstermesi bekleniyor.
Bu gelişmenin, Türkiye-Yunanistan ikili ilişkileri üzerinde de dolaylı etkileri olabileceği öngörülüyor. Azınlık haklarının korunması, iki ülke arasındaki diyalog ve iş birliği alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Türk okullarının sayısındaki bu azalma, azınlığın geleceği ve bölgedeki sosyal doku açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Uzmanlar, bu tür adımların sadece azınlıkların haklarını ihlal etmekle kalmayıp, aynı zamanda iki ülke arasındaki güven inşa sürecini de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Azınlıkların eğitim ve kültürel haklarının korunması, demokratik ve çoğulcu toplumların temel bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.