Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Batı Trakya'daki Türk azınlığa ait sekiz ilkokulun kapatılması yönündeki kararını sert bir dille kınadı. Bakanlık, bu adımın uluslararası anlaşmalara ve insan hakları prensiplerine aykırı olduğunu belirterek, Yunanistan'ı bu yanlış karardan dönmeye çağırdı. Kararın, bölgedeki Türk azınlığın eğitim hakkına yönelik ciddi bir darbe olduğu vurgulandı.
Batı Trakya'daki Türk azınlığın durumu, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ikili ilişkilerin önemli bir gündem maddesini oluşturuyor. Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan azınlık hakları, zaman zaman iki ülke arasında diplomatik gerilimlere neden olabiliyor. Bu okulların kapatılması kararı, azınlığın kültürel ve kimliksel varlığını sürdürmesi açısından hayati önem taşıyan eğitim kurumlarına yönelik bir müdahale olarak değerlendiriliyor. Daha önceki yıllarda da azınlık okullarının müfredatları, öğretmen atamaları ve fiziki koşulları gibi konularda çeşitli sorunlar yaşanmış, ancak okulların tamamen kapatılmasına yönelik bu ölçekte bir adım ilk kez atılıyor.
Alınan bilgiye göre, Yunanistan Eğitim Bakanlığı tarafından alınan bu kararın gerekçesi tam olarak açıklanmasa da, okul binalarının fiziki yetersizliği veya öğrenci sayısındaki düşüş gibi teknik nedenlere dayandığı iddia ediliyor. Ancak Türkiye Dışişleri Bakanlığı, bu tür gerekçelerin azınlık haklarının ihlalini meşrulaştıramayacağını savunuyor. Bakanlık açıklamasında, Yunanistan'ın azınlık okullarını kapatma kararının, azınlığın kendi dilinde eğitim alma hakkını kısıtladığına ve bu durumun uluslararası hukuk çerçevesinde kabul edilemez olduğuna dikkat çekildi. Bu gelişmenin, bölgedeki Türk azınlığın sosyo-kültürel yapısı üzerinde olumsuz etkiler yaratmasından endişe ediliyor.
Bu kararın ardından gözler, iki ülke arasındaki diplomatik temaslara çevrildi. Türkiye'nin sert tepkisi ve uluslararası hukuka vurgu yapması, Yunanistan'ı kararını yeniden gözden geçirmeye itebilir. Uzmanlar, bu tür adımların sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Avrupa Birliği nezdindeki azınlık hakları konusundaki genel yaklaşımı da etkileyebileceği görüşünde. Yunanistan'ın bu kararı geri çekmesi, hem azınlık haklarına saygı gösterildiği mesajını verecek hem de Türkiye ile olan ilişkilerde yapıcı bir adım olarak değerlendirilecektir. Aksi takdirde, konunun uluslararası platformlara taşınması ve daha geniş çaplı diplomatik tartışmalara yol açması muhtemel görünüyor.