Türkiye genelinde esnaf ve küçük işletmelerin kepenk indirme oranları endişe verici boyutlara ulaştı. Son verilere göre, her gün ortalama 352 esnafın işyerini kapatmak zorunda kaldığı belirtiliyor. İstanbul'da açıklanan ve aylara göre kapanan işletme sayıları, bu durumun vahametini gözler önüne seriyor. Ocak ayında 12 bin 736 işletmenin kapandığı şehirde, bu rakam Şubat ayında 11 bin 617'ye, Mart ayında ise 9 bin 802'ye geriledi. Ancak Nisan ayında 11 bin 699'a yükselen kapanma sayısı, Mayıs ayında 7 bin 234 ile bir nebze olsun azalsa da, Haziran ayında tekrar 10 bin 304'e fırladı. Bu dalgalı ancak genel olarak yüksek seyreden kapanma rakamları, ekonominin lokomotif gücü olarak kabul edilen küçük esnafın içinde bulunduğu zorlu süreci işaret ediyor.
Ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve değişen tüketici alışkanlıkları, Türkiye'deki esnaf ve sanatkarlar üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor. Yüksek enflasyon oranları, kira artışları, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve tedarik zincirindeki aksaklıklar, işletmelerin karlılığını düşürürken ayakta kalma mücadelelerini zorlaştırıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde toparlanma süreci beklenen esnaf, küresel ekonomik krizin etkileri ve yerel ekonomik sıkıntılarla baş başa kalmış durumda. Kapanan her işletme, sadece sahibini değil, aynı zamanda istihdamı, yerel ekonomiyi ve toplumsal dokuyu da olumsuz etkiliyor. Bu durum, esnaf örgütleri ve ilgili bakanlıklar tarafından yakından takip edilmesi gereken önemli bir sosyo-ekonomik gösterge olarak öne çıkıyor.
Son açıklanan aylık kapanma verileri, özellikle ilk altı aylık periyotta toplamda 63 bin 397 esnafın işyerini kapattığını gösteriyor. Bu rakam, yılın ilk yarısında günde ortalama 352 esnafın kepenk indirdiği anlamına geliyor. Bu yüksek kapanma oranlarının ardında yatan temel nedenler arasında, artan işletme giderleri, kredi faizlerinin yüksekliği, vergi yükü ve rekabetin yoğunluğu gibi faktörler sıralanıyor. Ayrıca, dijitalleşme ve e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel esnafın bu yeni düzene uyum sağlamakta güçlük çekmesi de kapanmaların bir diğer önemli sebebi olarak değerlendiriliyor. Özellikle küçük ölçekli işletmelerin, teknolojik yatırımlar ve dijital pazarlama stratejileri konusunda yeterli kaynağa sahip olmaması, onları daha da dezavantajlı konuma itiyor.
Uzmanlar, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını ve esnafın korunması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Vergi indirimleri, düşük faizli kredi imkanları, kira destekleri ve dijital dönüşüm projeleri gibi destek mekanizmalarının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi, esnafın ayakta kalabilmesi için kritik önem taşıyor. Aksi takdirde, kapanan esnaf sayısındaki artışın devam etmesi, hem ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyecek hem de sosyal refah düzeyinde düşüşlere yol açabilecektir. Bu durumun, yerel yönetimlerden merkezi hükümete kadar tüm paydaşlar tarafından ciddiyetle ele alınması ve kalıcı çözümler üretilmesi gerekmektedir.