Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun ölümüyle ilgili yürüttüğü soruşturmada önemli bulgulara ulaşıldığını duyurdu. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, Doku'nun cansız bedeninin şüphelilerle irtibatlı korucular tarafından organize bir şekilde saklandığına dair delillerin elde edildiği belirtildi. Bu gelişme, yaklaşık 4 yıldır süren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran dosyadaki belirsizliği ortadan kaldırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden beri kayıp olan Gülistan Doku'nun bulunmasına yönelik çalışmalar, ilk günden bu yana geniş bir kesimin dikkatini çekmişti. Doku'nun erkek arkadaşı ve ailesi tarafından şikayetçi olunan erkek arkadaşının ailesi hakkında yürütülen soruşturma, zaman zaman kamuoyunun gündemine gelmişti. Ancak soruşturma süreci, delil yetersizliği ve karmaşık yapısı nedeniyle uzun süre sonuçsuz kalmıştı. Bu yeni açıklama, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Savcılık açıklamasında, "Yapılan tüm adli ve idari tahkikatlar, toplanan deliller ve alınan ifadeler neticesinde; Gülistan Doku'nun cansız bedeninin, soruşturma kapsamında şüpheli olarak değerlendirilen şahıslarla irtibatlı olduğu tespit edilen korucular tarafından organize bir şekilde gizlendiği ve saklandığına dair kuvvetli deliller elde edilmiştir" ifadeleri kullanıldı. Bu ifadeler, olayın basit bir kaybolma vakası olmadığını, organize bir örtbas çabasının bulunduğunu ve bu çabanın içinde yer alan kişilerin kimliklerinin belirlendiğini gösteriyor. Özellikle "korucular" ifadesi, olayın yerel dinamikleri ve güvenlik güçleri içindeki potansiyel bağlantıları açısından dikkat çekiyor.
Bu yeni bulgular ışığında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı daha da derinleştirmesi bekleniyor. Elde edilen delillerin, olayın aydınlatılması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması noktasında kritik bir rol oynaması öngörülüyor. Gülistan Doku'nun ailesi ve onu destekleyen sivil toplum kuruluşları, bu açıklamanın ardından adaletin yerini bulması için daha güçlü bir umut taşıyor. Uzmanlar, bu tür organize eylemlerin faillerin yakalanmasını zorlaştırdığını ancak elde edilen somut delillerin, hukuki sürecin sağlıklı işlemesi için yeterli olacağını belirtiyor.