Gazeteci ve siyasetçi Tuncay Özkan, 2006 yılında kendisine bir futbol hakemi tarafından teslim edilen bir flash bellekte, FETÖ'nün Türkiye'deki Alevi vatandaşların yanı sıra yüzbinlerce askerin siyasi görüşleri ve özel yaşamlarına dair istihbarat bilgileri topladığını iddia etti. Özkan, bu bilgilerin "sokak sokak, köy köy" listelendiğini ve bellekte muhafaza edildiğini belirtti. Bu iddia, FETÖ'nün devletin kılcal damarlarına sızma ve toplumsal kesimleri fişleme yöntemlerine dair önemli bir detayı ortaya koyuyor.
Özkan'ın açıklamaları, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında sıkça gündeme gelen örgütün istihbarat toplama ve analiz yeteneklerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Daha önceki soruşturmalarda, örgütün polis, asker, yargı ve bürokrasi başta olmak üzere kamu kurumlarında görevli personelin kişisel bilgilerini topladığı, bunları fişlediği ve ilerleyen süreçlerde şantaj veya terfi gibi amaçlarla kullandığına dair pek çok delil ve tanık ifadesi kamuoyuna yansımıştı. Bu yeni iddia, örgütün hedef kitlesini yalnızca kamu görevlileriyle sınırlı tutmadığını, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerini de sistematik bir şekilde fişlediğini gösteriyor.
İddianın ortaya çıktığı 2006 yılı, FETÖ'nün kamu kurumlarındaki yapılanmasını hızlandırdığı ve toplumsal mühendislik faaliyetlerini artırdığı bir döneme denk geliyor. Özkan'ın bahsettiği flash bellek, örgütün bu faaliyetlerinin somut bir kanıtı olarak değerlendirilebilir. Bir futbol hakemi aracılığıyla ulaştırılan bu veri deposunun, örgütün istihbarat ağının ne kadar geniş ve karmaşık olduğunu ortaya koyduğu düşünülüyor. Özellikle Alevi toplumu ve TSK bünyesindeki askerlere yönelik bu denli detaylı bir fişlemenin varlığı, örgütün toplumsal fay hatlarını derinleştirmeyi ve potansiyel tehdit olarak gördüğü grupları kontrol altında tutmayı amaçladığı şeklinde yorumlanıyor.
Bu iddiaların doğruluğu ve söz konusu flash bellekteki bilgilerin niteliği, ilerleyen süreçte FETÖ soruşturmalarına yeni boyutlar katabilir. Özkan'ın açıklamaları, örgütün sadece askeri ve siyasi değil, aynı zamanda sosyolojik ve demografik verileri de hedef aldığını gösteriyor. Bu durum, örgütün devlet ve toplum üzerindeki etkisini daha iyi anlamak açısından kritik öneme sahip. Uzmanlar, bu tür fişleme faaliyetlerinin, toplumsal kutuplaşmayı artırma ve muhalif sesleri bastırma amacı taşıdığını belirtiyor. Özkan'ın bu bilgiyi ne zaman ve nasıl kamuoyuyla paylaşacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.