Psikiyatrist Oytun Erbaş, günümüz toplumunda çocukların aşırı şımartılarak yetiştirilmesinin en büyük sıkıntı olduğunu belirtti. Erbaş, bu durumun çocukların zeka seviyelerinde (IQ) düşüşe neden olduğunu öne sürdü. Uzman görüşüne göre, aşırı ilgi ve isteklerin sorgusuzca karşılanması, çocukların problem çözme becerilerini ve eleştirel düşünme yeteneklerini köreltebiliyor. Bu durumun uzun vadede bireylerin toplumsal hayata adaptasyonunu ve başarılarını da olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Erbaş'ın bu çıkışı, ebeveynlik yaklaşımları ve çocuk gelişimi üzerine önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Geleneksel yetiştirme modelleri ile modern ebeveynlik anlayışları arasındaki farklar, çocukların sınırları öğrenmesi, sorumluluk bilinci kazanması ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi gibi konularda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Uzmanlar, aşırı koruyucu ve ödün verici ebeveynliğin, çocukların hayal kırıklıklarıyla başa çıkma kapasitesini azaltabileceği ve gerçek dünya ile uyumunu zorlaştırabileceği konusunda uyarıyor.
Bu iddia, ebeveynlerin çocuk yetiştirme pratiklerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bilinçli ebeveynlik, çocukların hem duygusal hem de zihinsel gelişimlerini desteklerken, onlara sağlıklı sınırlar çizerek ve sorumluluk vererek geleceğe daha donanımlı bireyler olarak hazırlanmalarını sağlamayı hedeflemeli. Erbaş'ın vurguladığı gibi, çocukların şımartılmadan, dengeli bir yaklaşımla yetiştirilmesi, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha sağlıklı bir gelecek inşa etmenin temel taşlarından biri olarak görülüyor.
