TBMM'de görüşülmekte olan ve geniş bir kesimin beklentisini taşıyan öğrenci affı düzenlemesi, terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu tespit edilen öğrencileri kapsamayacak. Düzenlemenin detayları, ilgili komisyonlarda şekillenirken, bu ayrımın terörle mücadeledeki kararlılık ve kamu vicdanının korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Tasarının yasalaşmasıyla birlikte, terör propagandası yapan veya terör örgütlerine destek veren öğrencilerin akademik kariyerlerine devam etme imkanları ortadan kalkacak.
Öğrenci affı, geçmişte çeşitli nedenlerle eğitimlerine ara vermek zorunda kalan veya mezuniyet koşullarını yerine getiremeyen binlerce öğrenci için umut kapısı olmuştu. Ancak, bu kez tasarıya eklenen hükümlerle birlikte, güvenlik soruşturmalarında terör örgütleriyle bağlantısı saptanan öğrencilerin bu aftan yararlanamayacağı net bir şekilde belirtiliyor. Bu durum, hem üniversitelerin akademik özgürlüklerini koruma hem de milli güvenlik hassasiyetlerini gözetme amacı taşıyor. Daha önceki öğrenci affı düzenlemelerinde benzer bir ayrım gözetilmemiş olması, bu kez alınan tedbirin önemini daha da artırıyor.
Düzenlemenin gerekçeleri arasında, terör örgütlerinin genç beyinleri hedef alarak onları manipüle etme ve illegal faaliyetlerine alet etme çabalarına karşı bir önlem alma isteği bulunuyor. Güvenlik birimlerinden gelen bilgiler ve istihbarat raporları doğrultusunda, terör örgütlerinin üniversite kampüslerini birer faaliyet alanı olarak kullanma eğiliminde olduğu biliniyor. Bu nedenle, öğrenci affı gibi geniş kapsamlı bir düzenlemenin, terör örgütlerine sempati duyan veya onlarla işbirliği yapan bireylere bir 'kaçış' yolu sunmaması hedefleniyor. Tasarı, bu tür bağlantıları olan öğrencilerin tespit edilmesi ve bu kapsam dışı bırakılması için gerekli yasal zemini oluşturmayı amaçlıyor.
Bu gelişme, hem eğitim camiasında hem de kamuoyunda farklı görüşlere neden oluyor. Bir kesim, bu ayrımın terörle mücadelede net bir duruş sergilenmesi açısından olumlu olduğunu belirtirken, diğer bir kesim ise affın kapsamının daraltılmasının mağduriyetlere yol açabileceği endişesini taşıyor. Ancak genel eğilim, kamu düzenini ve güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı taviz verilmemesi gerektiği yönünde. Tasarının TBMM'de kabul edilmesiyle birlikte, terörle ilişkili öğrencilerin durumu netleşecek ve bu konudaki tartışmalar da yeni bir boyut kazanacak.