Kore ve Doğu Asya toplumlarında ter kokusunun neden daha az belirgin olduğu ve deodorant kullanımının yaygın olmadığına dair yapılan araştırmalar, genetik bir faktörü işaret ediyor. Bilim insanları, bu durumun temelinde yatan nedenin, bölge halkının büyük bir kısmında görülen ABCC11 geni mutasyonu olduğunu ortaya koydu. Bu genetik varyasyon, koltuk altı terinde bulunan ve kötü kokuya yol açan kimyasal bileşenlerin üretimini önemli ölçüde azaltıyor. Bu keşif, hem kültürel hem de biyolojik açıdan ilginç bir tablo çiziyor.
ABCC11 geni, vücuttaki bazı moleküllerin taşınmasında rol oynayan bir proteinin üretiminden sorumlu. Bu genin belirli bir mutasyona uğramış hali, özellikle apokrin bezlerden salgılanan ve bakterilerle etkileşime girerek kötü kokuya neden olan yağ asitlerinin ve steroidlerin üretimini engelliyor. Yapılan çalışmalar, Kore nüfusunun yaklaşık %90'ında bu mutasyonun bulunduğunu gösteriyor. Bu durum, bölgedeki insanların doğal olarak daha az ter kokusu problemi yaşadığı anlamına geliyor ve bu da deodorant gibi ürünlere olan ihtiyacı azaltıyor. Bu genetik özellik, aynı zamanda kulak kirinin de kuru olmasına neden oluyor, zira bu iki durum aynı genetik mutasyonla ilişkilendiriliyor.
Bu genetik bulgu, kişisel bakım ürünleri endüstrisi ve antropoloji alanlarında yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir. Bir yandan, ter kokusuyla mücadele için geliştirilen ürünlerin küresel pazardaki yerini ve etkinliğini sorgulatırken, diğer yandan insan evrimi ve coğrafi adaptasyon süreçlerine dair önemli ipuçları sunuyor. Kore'deki bu durum, genetik mirasın sadece fiziksel özellikleri değil, aynı zamanda günlük yaşam pratiklerini ve kültürel normları da nasıl şekillendirebildiğinin çarpıcı bir örneğini teşkil ediyor. Gelecekteki araştırmalar, bu genin farklı popülasyonlardaki etkilerini ve ter kokusuyla mücadelede genetik müdahale olasılıklarını da inceleyebilir.
