Sosyal medyada yayılan ve büyük yankı uyandıran bir paylaşımda, kadınların cinsel aktivite düzeyleri ile yüzlerindeki masumiyet algısı arasında doğrudan bir ilişki olduğu iddia edildi. Paylaşımda, "Fazla s*x yapan kadınlar yüzlerinden tüm masumiyetlerini kaybederler" ifadesi kullanılarak, bu durumun yüz ifadelerindeki değişimlerle gözlemlenebileceği öne sürüldü. Bu tür iddialar, toplumsal cinsiyet rolleri ve kadınların cinselliğine yönelik yerleşik önyargılarla beslenmekte ve bilimsel bir temele dayanmamaktadır.
Bu tür söylemlerin kökeni, tarih boyunca kadınların cinselliğini kontrol altında tutma ve onları belirli toplumsal kalıplara hapsetme çabalarına dayanmaktadır. Masumiyet kavramı, genellikle kadınların cinsel deneyimsizliği veya edilgenliği ile ilişkilendirilmiş, cinsel olarak aktif kadınlar ise toplumsal olarak 'istenmeyen' veya 'ahlaki olarak sorgulanabilir' olarak etiketlenmiştir. Bu paylaşım da bu eski ve zararlı kalıpları yeniden üretmektedir. Bilimsel araştırmalar, cinselliğin bireylerin yüz ifadeleri üzerinde doğrudan ve kalıcı bir 'masumiyet kaybı' yaratacağına dair herhangi bir kanıt sunmamaktadır.
Uzmanlar, bu tür iddiaların bireylerin ruh sağlığı ve özgüveni üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarıyor. Kadınların cinselliklerini özgürce yaşamaları ve bunu kimseye açıklamak zorunda hissetmemeleri gerektiği vurgulanıyor. Cinsellik, kişisel bir deneyimdir ve bir kişinin masumiyetini veya değerini belirlemez. Bu tür paylaşımların yayılmasının önüne geçilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması, daha sağlıklı ve eşitlikçi bir toplum inşa etme yolunda atılacak önemli adımlardan biridir.


