Sosyal medya platformlarında zaman zaman gündeme gelen güvenilirlik tartışmaları, son olarak sanatçı ve AHBAP Platformu kurucusu Haluk Levent'in ardından bir başka tanınmış isim olan Boyun Ağa Seçkin'in "Türkiye'nin en güvenilir insanı seçilen Haluk Levent'ten daha güvenilirim" şeklindeki paylaşımıyla yeniden alevlendi. Bu paylaşım, özellikle Haluk Levent'in uzun süredir sürdürdüğü yardım faaliyetleri ve toplum nezdindeki olumlu imajı göz önüne alındığında, geniş yankı buldu. Seçkin'in bu iddiası, güvenilirliğin kişisel beyanlarla mı, yoksa somut eylemlerle mi inşa edildiği sorusunu gündeme taşıdı.
Haluk Levent, özellikle deprem felaketleri başta olmak üzere çeşitli doğal afetler ve sosyal sorumluluk projelerinde gösterdiği aktif rol ile geniş kitlelerin takdirini kazanmış bir isimdir. AHBAP Platformu aracılığıyla gerçekleştirdiği bağış kampanyaları, ihtiyaç sahiplerine ulaşan yardımlar ve şeffaf yönetim anlayışı, onu toplumun güvenini kazanmış bir figür haline getirmiştir. Bu durum, Levent'in "güvenilir insan" olarak algılanmasında önemli bir etken olmuştur. Dolayısıyla, Boyun Ağa Seçkin'in bu algıyı referans alarak kendi güvenilirliği hakkında bir iddiada bulunması, kamuoyunda farklı yorumlara neden olmuştur.
Seçkin'in paylaşımının ardındaki motivasyonun ne olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte, bu türden kişisel iddiaların, özellikle de toplumda belirli bir güven eşiğine ulaşmış isimler üzerinden yapıldığında, dikkat çekme amacı taşıyabileceği düşünülmektedir. Güvenilirlik, genellikle zaman içinde sergilenen tutarlı davranışlar, şeffaflık ve verilen sözlerin yerine getirilmesiyle inşa edilen bir kavramdır. Bu bağlamda, Seçkin'in kendi güvenilirliğini kanıtlamak için Haluk Levent'in sahip olduğu toplumsal kabulü bir referans noktası olarak kullanması, güvenilirliğin ölçülmesindeki zorlukları ve kişisel algıların rolünü de gözler önüne sermektedir.
Bu türden sosyal medya paylaşımları, güvenilirlik kavramının ne kadar öznel ve aynı zamanda ne kadar toplumsal bir inşa olduğu üzerine düşünmeye sevk etmektedir. Haluk Levent'in elde ettiği güvenin, yıllarca süren emek ve somut sonuçlara dayandığı açıktır. Boyun Ağa Seçkin'in iddiasının ise, bu noktada ne kadar karşılık bulacağı ve kamuoyunda nasıl bir karşılık yaratacağı, zamanla ve Seçkin'in gelecekteki eylemleriyle şekillenecektir. Güvenilirlik, bir unvan veya beyandan ziyade, sürekli bir çaba ve şeffaflık gerektiren bir süreç olarak öne çıkmaktadır.