Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, ülke genelinde eş zamanlı bir operasyon düzenlendi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın "Ucu nereye giderse gitsin" sözleriyle dikkat çektiği operasyonda, 15 ilde kolluk kuvvetlerine yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda 18 kişi gözaltına alındı. Bu gelişme, Doku'nun kayboluşunun üzerinden geçen dört yıla yakın süren belirsizliği ve kamuoyunun bu konudaki hassasiyetini yeniden gündeme taşıdı.
Gülistan Doku'nun kaybolması, Türkiye'de kadın cinayetleri ve kayıp şahıslar dosyalarına ilişkin kamuoyu vicdanında derin izler bırakan olaylardan biri olarak kabul ediliyor. Olayın başlangıcından bu yana geçen sürede, soruşturmanın kapsamı ve yürütülme biçimi hakkında çeşitli iddialar ve eleştiriler dile getirildi. Aile ve insan hakları örgütleri, Doku'nun akıbetinin aydınlatılması için etkin bir soruşturma yürütülmesi yönünde çağrılar yapmaya devam etti. Bakan Yerlikaya'nın operasyon öncesi yaptığı "Ucu nereye giderse gitsin" şeklindeki açıklama, soruşturmanın derinleştirileceği ve olayın faillerinin kimliğine bakılmaksızın adalete teslim edileceği yönünde bir mesaj olarak algılandı.
Operasyonun, Doku'nun kaybolmasıyla doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı olabilecek kişilere yönelik olduğu belirtiliyor. Gözaltına alınan 18 kişinin kimlikleri ve operasyonun tam olarak hangi delillere dayandığına dair detaylar henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. Ancak, soruşturmanın geniş bir coğrafyaya yayılması ve kolluk kuvvetlerine yönelik olması, olayın karmaşıklığına ve potansiyel bağlantıların çeşitliliğine işaret ediyor. Bu tür operasyonlar, genellikle uzun süren istihbarat çalışmaları ve delil toplama süreçlerinin ardından gerçekleştirilir. Yetkililer, operasyonun amacının, Doku'nun kaybolmasına ilişkin tüm şüpheleri ortadan kaldırmak ve gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu vurguluyor.
Bu yeni operasyonun, Gülistan Doku dosyasında bir dönüm noktası olup olmayacağı merak ediliyor. Gözaltına alınan kişilerin sorgularının tamamlanmasının ardından elde edilecek bilgiler, soruşturmanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir. Kamuoyu, adaletin yerini bulması ve Doku ailesinin yaşadığı acının bir nebze olsun hafiflemesi için sonuçları yakından takip ediyor. Uzmanlar, bu tür kapsamlı operasyonların, benzer kayıp vakalarında da emsal teşkil edebileceğini ve adaletin tesisi noktasında umut ışığı olabileceğini belirtiyor.