Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 27'ye yükseldi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde devam eden soruşturmada, Doku'nun erkek arkadaşı olduğu belirtilen ve ilk günden beri şüpheli olarak değerlendirilen şahısla birlikte gözaltına alınan ve ardından tutuklanan kişi sayısı artış gösterdi. Bu son tutuklamalarla birlikte, dosyadaki tutuklu sayısı önemli bir seviyeye ulaşmış oldu.
Gülistan Doku'nun kaybolması, Türkiye'de kadın cinayetleri ve kayıp vakalarına ilişkin kamuoyunda büyük bir hassasiyetin oluştuğu bir dönemde yaşandı. Doku'nun ailesi ve insan hakları örgütleri, olayın başından beri etkin bir soruşturma yürütülmesi ve Doku'nun akıbetinin aydınlatılması için çağrıda bulunuyordu. İlk şüpheli olarak belirlenen kişinin tutuklanmasının ardından, soruşturmanın genişleyerek devam etmesi bekleniyordu. Ancak geçen zaman zarfında Doku'dan herhangi bir iz bulunamaması, kamuoyunda endişeleri artırdı. Bu son tutuklamalar, soruşturmanın daha derinlemesine ilerlediği ve yeni delillerin veya ifadelerin ortaya çıktığı şeklinde yorumlanıyor.
Soruşturmanın bu aşamasında tutuklanan kişilerin kimlikleri ve Doku'nun kaybolmasıyla olan bağlantıları hakkında savcılık tarafından detaylı bir açıklama yapılmadı. Ancak, ilk tutuklanan şüphelinin Doku ile olan ilişkisi ve kaybolduğu gün birlikte görüldükleri iddiaları, soruşturmanın odağında yer alıyordu. Yeni tutuklamaların, bu ilk şüphelinin ifadesi veya elde edilen başka deliller ışığında gerçekleştiği düşünülüyor. Bu durum, dosyanın karmaşıklığını ve soruşturmanın ulaştığı yeni boyutları gözler önüne seriyor. Kamuoyu, Doku'nun başına ne geldiğini ve bu olayın ardındaki gerçeğin ne olduğunu öğrenmek için gelişmeleri yakından takip ediyor.
Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturmanın bu noktaya gelmesi, benzer kayıp vakalarında da adalet arayışının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Tutuklu sayısındaki artış, soruşturmanın ciddiyetini ve delil toplama sürecinin devam ettiğini gösterse de, Doku'nun bulunamaması ve olayın tam olarak aydınlatılamaması, hem ailesi hem de kamuoyu için büyük bir üzüntü kaynağı olmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte savcılıktan yapılacak ek açıklamalar ve yargılamanın seyri, olayın aydınlatılmasına ışık tutacaktır.