Gazeteci Nevşin Mengü, Tamar Tanrıyar'ın iktidara yakın çevrelerce nasıl bir kahraman gibi sunulduğunu sert bir dille eleştirdi. Mengü, Tanrıyar'ın, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik iddiaları üzerinden, bazı gazeteci ve yorumcular tarafından "kahraman bir kadın" olarak lanse edildiğini belirtti. Bu durumun, Tanrıyar'ın kamuoyundaki algısını şekillendirmede önemli bir rol oynadığına işaret eden Mengü, bu tür yaklaşımların gazetecilik etiği açısından sorgulanması gerektiğini ima etti.
Mengü'nün bu çıkışı, siyasi kutuplaşmanın medya üzerindeki etkilerini ve gazetecilerin tarafsızlık ilkesini ne ölçüde koruyabildiği sorusunu yeniden gündeme getirdi. İktidara yakın medya organlarının, belirli kişileri ve söylemleri öne çıkararak kamuoyunu yönlendirme çabalarının bir örneği olarak değerlendirilebilecek bu durum, gazetecilik mesleğinin itibarı hakkında da önemli tartışmaları tetikleyebilir. Tanrıyar'ın kimliği ve iddialarının nasıl bir zeminde ele alındığı, bu eleştirinin arka planını daha da anlaşılır kılmaktadır.
Bu eleştiri, Türkiye'deki medya ortamının çeşitliliğini ve aynı zamanda bu çeşitlilik içindeki potansiyel önyargıları da gözler önüne seriyor. Mengü'nün yorumu, gazetecilerin ve yorumcuların, kişisel veya kurumsal çıkarlar doğrultusunda belirli figürleri nasıl yüceltebildiğini ve bunun kamuoyunun bilgi alma hakkını nasıl etkileyebileceğini düşündürüyor. İlerleyen günlerde bu konuya ilişkin farklı yorumların ve değerlendirmelerin de ortaya çıkması bekleniyor.
