2,5 yıldır evli olduğu eşi tarafından sistematik şiddete maruz kaldığını iddia eden Derin Deniz, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla kamuoyundan yardım istedi. Deniz, son saldırıda bebeğinin kucağından zorla alındığını ve kendisinin defalarca darbedildiğini öne sürerek, "Ölmek istemiyorum" ifadelerini kullandı.
Kadınların maruz kaldığı şiddetin toplumsal bir yara olmaya devam ettiği bir dönemde, Derin Deniz'in bu çığlığı, aile içi şiddetin görünmeyen yüzünü bir kez daha gündeme taşıdı. Evliliklerinin üzerinden henüz 2,5 yıl geçmişken yaşanan bu olay, birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Şiddetin boyutu, mağdurun durumu ve hukuki süreçler hakkında detaylı bilgi beklenirken, Deniz'in sosyal medya üzerinden yaptığı bu acil yardım çağrısı, konunun hassasiyetini ve aciliyetini gözler önüne seriyor.
Deniz'in paylaşımlarında yer alan bilgilere göre, şiddet eylemleri belirli aralıklarla ve sistematik bir şekilde devam etti. Son saldırının, bebeğinin yanında gerçekleşmesi ve kendisinin fiziksel olarak darp edilmesi, olayın vahametini artırıyor. Kadının, "Ölmek istemiyorum" şeklindeki beyanı, maruz kaldığı şiddetin hayatını tehdit eder boyutlara ulaştığı endişesini taşıyor. Bu tür durumlar, genellikle mağdurların yalnızlaştığı ve çaresizlik hissettiği anlardır. Sosyal medyanın bu noktada bir iletişim ve yardım kanalı olarak kullanılması, hem farkındalık yaratma hem de destek bulma çabasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Derin Deniz'in bu yardım çağrısının ardından, ilgili kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının harekete geçmesi bekleniyor. Aile içi şiddetle mücadelede etkin rol oynayan birimlerin, Deniz'in durumunu inceleyerek gerekli hukuki ve koruyucu tedbirleri alması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda mağdurun psikolojik ve fiziksel sağlığının korunmasının yanı sıra, şiddeti uygulayan kişi hakkında da yasal sürecin başlatılmasının altını çiziyor. Toplumsal duyarlılığın artması ve benzer durumların yaşanmaması için caydırıcı önlemlerin alınması gerektiği vurgulanıyor.