Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelen er gaziler ve şehit yakınları, vatan savunmasında verdikleri mücadele ve karşılaştıkları sorunlar hakkında seslerini yükseltiyor. Güvenpark'ta 15 gündür sürdürdükleri oturma eylemiyle dikkat çeken grup, "Bizler köle pazarından alınan askerler değiliz! Bu vatanın sıvasız evlerinden çıkan gariban çocuklarız!" diyerek, terörle mücadele operasyonlarında görev alan erlerin ve şehit ailelerinin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekiyor.
Bu eylemin kökeninde, terörle mücadele operasyonlarında görev alan ancak sonrasında yeterli destek ve haklara sahip olamadığını düşünen askerlerin ve ailelerinin uzun süredir dile getirdiği endişeler yatıyor. Özellikle, operasyonlarda yaralanan veya gazi olan erlerin maluliyet oranları, maaşları, rehabilitasyon süreçleri ve topluma yeniden entegrasyonları gibi konularda yaşanan sıkıntılar, bu protestoların ana motivasyonunu oluşturuyor. Şehit yakınları ise, hayatını kaybeden evlatlarının anısının yaşatılması, ailelerine verilen desteğin artırılması ve terörle mücadeledeki kararlılığın sürdürülmesi gibi taleplerle eyleme destek veriyor.
Grubun eylemini tetikleyen temel nedenler arasında, terörle mücadelede görev alan askerlerin maruz kaldığı riskler ve sonrasında karşılaştıkları bürokratik engeller bulunuyor. Operasyonlarda ağır yaralanan veya uzuvlarını kaybeden gazilerin, aldıkları maaşların yaşam standartlarını karşılamadığı, maluliyet oranlarının yetersiz belirlendiği ve uzun süreli tedavi süreçlerinde yeterli psikolojik ve fiziksel destek alamadıkları yönündeki şikayetler öne çıkıyor. Ayrıca, şehit aileleri de, şehitlik mertebesinin kutsallığına rağmen, ailelerin ekonomik ve sosyal olarak yalnız bırakıldığı hissiyatını taşıyor. Bu durum, "gariban çocuklarız" söylemiyle, fedakarlık yapan gençlerin sahipsiz bırakıldığı algısını güçlendiriyor.
Güvenpark'ta süren bu oturma eylemi, Türkiye'nin terörle mücadelesinin insani boyutunu ve bu mücadelenin kahramanlarının yaşadığı zorlukları bir kez daha gündeme taşıyor. Eylemcilerin "köle pazarı" benzetmesi, fedakarlıklarının yeterince karşılık bulmadığına dair derin bir sitemi yansıtıyor. Yetkililerden ve kamuoyundan beklentileri, bu konuya duyarlılık gösterilmesi, gazilerin ve şehit ailelerinin haklarının iyileştirilmesi ve terörle mücadeledeki kahramanların onurlu bir yaşam sürmelerinin güvence altına alınması yönünde. Bu eylemin, ilgili yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi için bir katalizör olması umuluyor.