Tarihçi ve akademisyen Emrah Safa Gürkan, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, mizahın toplumsal rolüne ve özellikle Deniz Göktaş'ın bu bağlamdaki yerine dikkat çekti. Gürkan'a göre, mizahın temel malzemesi toplumsal dokunulmazlıklar olarak kabul edilen konular oluşturuyor. Mizahçıların görevinin ise genellikle ulaşılmayan veya dile getirilmeyen gerçeklere parmak basmak olduğunu vurgulayan Gürkan, bu durumun toplumlar için bir tür ferahlama sağladığını ifade etti.
Gürkan, bu ferahlama hissinin kökenlerini orta çağ karnavalları gibi tarihsel toplumsal olaylara kadar indirgeyerek açıkladı. Karnavalların, toplumdaki mevcut rollerin ve normların geçici olarak tersine çevrildiği, bu sayede bireylerin bastırılmış duygularını ifade edebildiği bir alan yarattığını belirtti. Mizahın da benzer bir işleve sahip olduğunu, toplumsal baskıları hafifletici ve eleştirel bir bakış açısı sunarak bireylerin rahatlamasına olanak tanıdığını savundu. Bu perspektiften bakıldığında, Göktaş'ın yorumları, mizahın sadece eğlence aracı olmanın ötesinde, toplumsal dinamikleri anlama ve dönüştürme potansiyeli taşıdığına işaret ediyor.
Emrah Safa Gürkan'ın bu analizi, mizahın sınırları ve toplumsal etkileri üzerine önemli bir tartışma zemini oluşturuyor. Mizahın, dokunulmaz olarak görülen konulara yaklaşımı, toplumun kendi değerlerini ve hassasiyetlerini sorgulamasına yol açabiliyor. Bu tür bir sorgulama, uzun vadede toplumsal anlayışın derinleşmesine ve daha açık bir diyalog ortamının oluşmasına katkı sağlayabilir. Gürkan'ın yorumları, mizahın eleştirel gücünü ve toplumsal dengeleyici rolünü ön plana çıkarıyor.
