Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, aynı proje için bir hafta arayla iki ayrı basım ihalesi düzenlemesi ve bu ihalelerde "altın varak baskı" gibi özelliklere sahip kitapların basımının öngörülmesi, kamuoyunda şeffaflık ve israf tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İhalelerin, ilan yapılmadan pazarlık usulüyle gerçekleştirilmesi ve aynı şirkete verilmesi dikkat çekti. İki ihalenin de 21/f kapsamındaki parasal sınırın altında kalacak şekilde düzenlenmesi ise, ihale süreçlerinin mevzuatın öngördüğü rekabetçi ortamdan uzak bir şekilde yürütüldüğü iddialarını güçlendirdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, "Gençlik ve Değerler" temalı bir kitap projesi kapsamında gerçekleştirdiği bu ihaleler, toplamda yaklaşık 3 milyon TL'lik bir maliyete sahip. İlk ihale, 1.5 milyon TL bedelle bir yayınevine verilirken, bir hafta sonra düzenlenen ikinci ihale de aynı yayınevine, yine yaklaşık 1.5 milyon TL bedelle verildi. İhalelerde, "altın varak baskı", "özel ciltleme" gibi lüks materyallerin kullanılması, projenin amacına uygunluğu ve maliyet etkinliği açısından soru işaretleri doğurdu. Özellikle, gençlere yönelik bir projenin bu denli gösterişli ve pahalı materyallerle basılmasının gerekçeleri sorgulanıyor.
Bu tür ihalelerin, pazarlık usulüyle ve ilan yapılmadan gerçekleştirilmesi, rekabetin engellendiği ve belirli firmalara avantaj sağlandığı endişelerini beraberinde getiriyor. 21/f maddesi, genellikle aciliyeti olan veya rekabetin mümkün olmadığı özel durumlarda pazarlık usulüne izin verirken, aynı proje için kısa aralıklarla iki ayrı ihale yapılması ve bu ihalelerin parasal sınırın altında tutulması, mevzuatın amacına aykırı kullanıldığı eleştirilerine neden oluyor. Uzmanlar, bu tür süreçlerin kamu kaynaklarının verimli kullanılmadığı algısını yarattığını ve kurumlara olan güveni zedelediğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Diyanet'in gerçekleştirdiği bu ihaleler, kamuoyunda harcamaların şeffaflığı ve israf iddiaları üzerinden ciddi tartışmalara yol açtı. İhale süreçlerinin daha şeffaf yürütülmesi, rekabetin teşvik edilmesi ve kamu kaynaklarının en verimli şekilde kullanılması gerektiği yönündeki çağrılar yükseliyor. Bu gelişmenin, ilerleyen günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan ek açıklamalar yapılmasına ve ilgili mercilerce inceleme başlatılmasına neden olup olmayacağı merak ediliyor. Kamuoyunun bu konudaki hassasiyeti, benzer ihalelerin gelecekte daha dikkatli yürütülmesi için bir baskı unsuru oluşturabilir.