Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın eşi Hatice Erbaş, 29 Mayıs Üniversitesi Mütevelli Heyeti'ne atandı. Bu atama, kamuoyunda ve eğitim çevrelerinde dikkatle karşılanırken, üniversitelerin yönetim kadrolarındaki görevlendirmeler ve liyakat prensibi üzerine yeniden tartışmaları alevlendirdi.
29 Mayıs Üniversitesi, 2010 yılında İstanbul'da kurulan ve çeşitli fakülte ve yüksekokulları bünyesinde barındıran vakıf üniversitelerinden biridir. Üniversitenin mütevelli heyeti, üniversitenin yönetiminde söz sahibi olan ve önemli kararlar alan en üst düzey organlardan biridir. Bu heyetin üyelerinin belirlenmesi, üniversitenin akademik ve idari yönelimlerini doğrudan etkileyebilecek bir nitelik taşımaktadır.
Hatice Erbaş'ın mütevelli heyetine atanması, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın geniş bir kamuoyu nezdindeki etkisini ve bu etkinin eğitim kurumlarına uzanıp uzanmadığı sorusunu gündeme getirdi. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye'de dini hizmetlerin yürütülmesinden sorumlu en üst düzey kurumdur ve başkanı, toplum üzerinde önemli bir nüfuza sahiptir. Bu durum, başkanın eşinin bir üniversitenin yönetim organına atanmasının, kurumsal bağımsızlık ve görev tanımları açısından nasıl değerlendirileceği konusunda farklı yorumlara yol açmaktadır.
Eğitim ve akademi camiasında, mütevelli heyeti üyeliklerinin genellikle alanında uzman, akademik birikimi yüksek ve üniversitenin gelişimine katkı sağlayabilecek kişilerden oluşması gerektiği yönünde bir beklenti bulunmaktadır. Hatice Erbaş'ın bu atamadan önceki akademik veya idari görevlerine dair detaylı bilgi kamuoyu ile paylaşılmazken, atamanın gerekçeleri ve Erbaş'ın üniversitenin yönetimindeki rolüne ilişkin sorular yanıt beklemektedir. Bu tür atamalar, kamuoyunda şeffaflık ve hesap verebilirlik beklentilerini de beraberinde getirmektedir. Atamanın, üniversitenin akademik özgürlüğü ve yönetimindeki profesyonellik ilkelerine ne ölçüde uyum sağladığı, ilerleyen süreçte daha net ortaya çıkacaktır.