DEM Parti İstanbul Milletvekili Pervin Buldan'ın, Newroz kutlamaları sırasında yaptığı ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamaları, siyasi ve toplumsal çevrelerde tartışılmaya devam ediyor. Buldan, konuşmasında, Türkiye'de yaşanan acıların ve kayıpların karşılaştırılmaması gerektiğini belirterek, "Acıları yarıştırmayalım. Çocuk, çocuktur. Mezardaki de çocuktur, cezaevindeki de çocuktur" ifadelerini kullandı. Bu sözler, özellikle terör saldırılarında hayatını kaybeden güvenlik güçleri ve sivillerin aileleri tarafından tepkiyle karşılandı.
Buldan'ın açıklaması, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşadığı ve hala yaraları sarılmaya çalışılan terör olayları bağlamında değerlendiriliyor. Özellikle 1980'lerden bu yana süregelen terörle mücadele sürecinde hayatını kaybeden binlerce güvenlik görevlisi, sivil vatandaş ve çocuk, bu açıklamanın hassasiyetini gözler önüne seriyor. Milletvekilinin, şehit düşen askerler ve terör eylemlerinde zarar gören siviller ile cezaevlerinde bulunan ve terör örgütleriyle iltisaklı olduğu iddia edilen kişilerin yakınlarının yaşadığı acıları aynı kefeye koyma eğilimi, toplumun farklı kesimlerinde derin ayrılıklara neden oldu.
Bu türden açıklamalar, Türkiye'de uzun yıllardır süregelen kutuplaşmayı daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, terörün acımasız yüzünü ve toplumsal hafızanın önemini vurgulayarak, bu türden karşılaştırmaların birlik ve beraberlik ruhuna zarar verdiğini savunuyor. Uzmanlar, siyasetçilerin kullandığı dilin, toplumsal barış ve uzlaşma süreçleri üzerindeki etkisinin büyük olduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, Buldan'ın sözlerinin, terör mağdurlarının acılarını hafife aldığı şeklinde yorumlanması, kamuoyunda ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Açıklamanın, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin moralini de olumsuz etkileyebileceği endişesi dile getiriliyor.
Öte yandan, DEM Parti'nin bu türden hassas konularda kullandığı dilin, siyasi stratejileri açısından da değerlendirilmesi gerekiyor. Partinin, Kürt meselesi ve terörle mücadele gibi konularda izlediği politikalar, toplumun genelinde olduğu gibi kendi tabanında da farklı görüşlere neden olabiliyor. Buldan'ın açıklaması, bu iç tartışmaları da alevlendirebilir. Gelecek dönemde, bu türden açıklamaların siyasi partilerin oy oranları ve toplumsal kabul görmeleri üzerindeki etkisinin daha net ortaya çıkması bekleniyor. Milletvekilinin sözlerinin, siyasi arenada yeni tartışma başlıkları açtığı ve kamuoyunun bu konudaki hassasiyetini bir kez daha gündeme getirdiği aşikar.