Halkların Demokratik Partisi (DEM Parti), Türk Kızılayı'nın ismindeki 'Türk' kelimesinin çıkarılması yönünde bir talepte bulunarak, yardım kuruluşunda dahi etnik bir aidiyetin var olduğunu iddia etti. Bu açıklama, Türkiye'nin köklü yardım kuruluşlarından biri olan Türk Kızılayı'nın isminin değiştirilmesi yönündeki ilk ve dikkat çekici bir çağrı olarak kayıtlara geçti.
Türk Kızılayı, 1868 yılında Osmanlı Yarımadası'nda Hilal-i Ahmer Cemiyeti adıyla kurulan ve zamanla Türk Kızılayı adını alan, Türkiye'nin en eski ve en yaygın yardım kuruluşlarından biridir. Ülke içinde ve dışında insani yardım, acil durum müdahalesi, kan bağışı hizmetleri gibi pek çok alanda faaliyet gösteren kurum, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana devletin ve milletin yanında yer almıştır. Kızılay'ın ismi, kuruluşundan itibaren taşıdığı ulusal kimliği ve misyonu yansıtmaktadır.
DEM Parti'nin bu çıkışı, Türkiye'deki etnik kimlikler ve ulusal semboller üzerine süregelen tartışmaların bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Parti, 'Türk' kelimesinin Kızılay gibi bir yardım kuruluşunda kullanılmasının, ülkedeki diğer etnik grupları dışladığı ve ayrımcı bir dil kullandığı şeklinde yorumluyor. Bu durumun, ulusal birlik ve beraberlik ruhuna zarar verdiği ve yardım kuruluşlarının evrensel ilkeler çerçevesinde faaliyet göstermesi gerektiği tezini savunan parti yetkilileri, Kızılay'ın isminin daha kapsayıcı bir hale getirilmesini talep ediyor.
Bu talep, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde farklı tepkilere yol açması bekleniyor. Türk Kızılayı'nın tarihsel kimliği ve misyonu göz önüne alındığında, bu tür bir ismin değişikliği talebinin kabul görmesi zor görünse de, tartışmayı alevlendireceği aşikar. Uzmanlar, bu tür taleplerin etnik kimlikler arasındaki hassasiyetleri yeniden gündeme getirebileceğini ve toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği uyarısında bulunuyor. Kızılay'ın ise bu konuda henüz resmi bir açıklama yapmadığı belirtildi.