Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Tuncer Bakırhan, Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamu görevlerinden çıkarılanların durumuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakırhan, KHK'lıların hiçbir koşul ve sınırlama olmaksızın görevlerine iade edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu konunun bir an önce çözüme kavuşturulmasının altını çizdi.
Türkiye'de 2016 yılındaki darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL sürecinde çıkarılan KHK'lar, binlerce kamu çalışanının görevlerinden ihra edilmesine neden olmuştu. Bu kararnameyle ihra edilenler arasında akademisyenler, öğretmenler, sağlık çalışanları, askerler ve polisler gibi farklı meslek gruplarından kişiler bulunuyordu. Bu durum, hem bireylerin yaşamlarını derinden etkilemiş hem de kamu hizmetlerinin sunumunda ciddi aksamalara yol açmıştı. KHK'lıların birçoğu, haklarında herhangi bir adli veya idari soruşturma tamamlanmadan veya somut deliller sunulmadan bu kararlarla karşılaştıklarını savunarak, mağduriyet yaşadıklarını dile getirmişlerdi.
DEM Parti'nin bu konudaki çağrısı, uzun süredir devam eden bir tartışmanın ve mağduriyetlerin giderilmesi talebinin bir yansıması olarak görülüyor. KHK'larla ihra edilenlerin geri dönüş süreçleri, Türkiye'de siyasi ve toplumsal gündemin önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Bakırhan'ın "amasız, fakatsız" ifadesi, bu iadelerin herhangi bir şart veya bürokratik engele takılmadan, doğrudan gerçekleştirilmesi yönündeki güçlü talebi ortaya koyuyor. Bu çağrı, aynı zamanda KHK'lıların yaşadığı ekonomik ve sosyal zorlukların yanı sıra, adalet arayışlarının da bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Hükümet kanadından bu konuda henüz net bir adım atılmamış olsa da, muhalefet partilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki baskıları artarak devam ediyor.
Tuncer Bakırhan'ın bu açıklaması, KHK'lıların durumuna ilişkin toplumsal duyarlılığın yeniden canlanmasına neden oldu. Bu talebin karşılanması durumunda, ihra edilen binlerce kişinin kamuya dönüşü sağlanarak hem bireysel mağduriyetler giderilecek hem de kamu hizmetlerinde nitelik ve nicelik olarak bir artış yaşanması bekleniyor. Ancak bu sürecin nasıl işleyeceği, hangi kriterlerin esas alınacağı ve olası hukuki düzenlemelerin neler olacağı gibi soruların yanıt bulması, önümüzdeki dönemin önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek. KHK'lıların iadesi meselesi, aynı zamanda Türkiye'de hukukun üstünlüğü, adalet ve toplumsal barış gibi temel değerlerin yeniden inşası açısından da kritik bir öneme sahip.