Mehmet Aksel'in kaleme aldığı bir yazı, ekonomik sistemdeki yeni bir aracılık modelini gün yüzüne çıkardı. Aksel'in 'sevkiyatçı' olarak adlandırdığı bu yeni aktörler, geleneksel komisyonculuk yapısının ötesine geçerek, aracılığın bile aracılığını üstleniyor. Bu durum, malın el değiştirmesi sürecinde ortaya çıkan yeni kâr marjlarını ve bu kârların kimler tarafından elde edildiğini sorgulatıyor.
'Sevkiyatçı' olarak tanımlanan bu kişiler, bir komisyoncudan aldığı malı, başka bir komisyoncuya satarak aracı rolünü üstleniyor. Bu modelin bu denli kârlı hale gelmesi, aracılık zincirinin ne kadar derinleşebileceğine işaret ediyor. Geleneksel ticaret ağlarında malın nihai tüketiciye ulaşana kadar geçtiği pek çok el, her birinde belirli bir kâr payı bırakıyor. 'Sevkiyatçı'ların ortaya çıkışı, bu kâr paylaşım mekanizmasını daha da karmaşık hale getirirken, ürün maliyetleri üzerindeki potansiyel etkileri de merak konusu oluyor.
Bu yeni ekonomik dinamiğin, tedarik zincirlerinin şeffaflığı ve verimliliği açısından ne gibi sonuçlar doğuracağı önümüzdeki dönemde daha net anlaşılacaktır. Aracılık katmanlarının artması, hem ürün fiyatlarını yukarı çekme potansiyeli taşıyor hem de rekabet ortamını farklılaştırıyor. Mehmet Aksel'in dikkat çektiği bu 'sevkiyatçı' olgusu, ekonominin dinamik yapısını ve sürekli evrilen iş modellerini gözler önüne seriyor.