Aksaray'da yaşayan Emine Özcan isimli bir anne, otizmli kızı Elmas Yağmur'un komşuları tarafından darbedildiğini iddia etti. Özcan, yaptığı açıklamada, mahallede dolaşan kızına yönelik hakaret ve fiziksel şiddet uygulandığını öne sürerek, olayın takipçisi olacağını belirtti.
Olayın duyulmasının ardından sosyal medyada ve kamuoyunda otizmli bireylere yönelik ayrımcılık ve şiddet tartışmaları yeniden alevlendi. Otizm, nörogelişimsel bir farklılık olup, bireylerin sosyal etkileşim, iletişim ve davranışlarında farklılıklar göstermesine neden olmaktadır. Bu tür durumların anlaşılması ve toplumsal farkındalığın artırılması, otizmli bireylerin topluma tam katılımları için büyük önem taşımaktadır.
Emine Özcan'ın beyanına göre, kızı Elmas Yağmur, mahallede yürürken bazı komşuları tarafından "engelli, deli, divane, hasta" gibi ifadelerle aşağılanmış ve ardından fiziksel saldırıya uğramıştır. Anne Özcan, bu duruma tepki göstererek hem kızına yapılanların hem de bu tür ayrımcı söylemlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Özcan, olayın ardından gerekli hukuki süreçleri başlatacağını ifade etti.
Bu iddia, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylere yönelik toplumsal önyargıların ve şiddetin ne kadar yaygın olabileceğine dair endişeleri artırdı. Uzmanlar, otizmli bireylerin ve ailelerinin karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek, toplumsal duyarlılığın artırılması gerektiğini belirtiyor. Bu tür olayların önlenmesi için eğitim kurumlarında, ailelerde ve genel kamuoyunda otizm farkındalığının artırılmasına yönelik çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiği ifade ediliyor. Olayın hukuki boyutunun yanı sıra, toplumsal bir yara olarak da ele alınması gerektiği vurgulanıyor.