Antalya'da, coğrafi işaret tescilli meşhur serpme böreğini 1930'lu yıllarda ilk kez yapan dedesinin izinden giden 81 yaşındaki Tevfik Ekizler, mesleğini 69 yıldır büyük bir özveriyle sürdürüyor. 12 yaşında çırak olarak başladığı börekçilik serüvenini, dedesinden devraldığı lezzet geleneğini yaşatmak adına devam ettiren Ekizler, mesleğine duyduğu derin sevgiyi ve bağlılığı dile getiriyor. "Mesleğimi seviyorum, Ata'mızdan kalma bir meslek," diyerek, bu kadim zanaatın kendisi için taşıdığı anlamı vurguluyor.
Tevfik Ekizler'in hikayesi, sadece bir meslek erbabının uzun soluklu kariyerini değil, aynı zamanda bir ailenin nesiller boyu aktardığı kültürel mirası da gözler önüne seriyor. Antalya'nın gastronomi haritasında önemli bir yere sahip olan serpme böreği, Ekizler ailesinin emeği ve ustalığıyla bugüne kadar ulaşmış durumda. Dedesi tarafından başlatılan bu lezzet yolculuğu, Tevfik Usta'nın ellerinde şekillenerek hem yerel halkın hem de şehri ziyaret eden turistlerin damaklarında iz bırakmaya devam ediyor. Bu durum, geleneksel lezzetlerin korunması ve yaşatılmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Ekizler'in 69 yıllık meslek hayatı boyunca edindiği tecrübe, onun sadece bir börekçi olmanın ötesinde, bir zanaatkar kimliği kazanmasını sağlamış. İşine duyduğu saygı ve titizliği, her bir böreğin özenle hazırlanmasına yansıyor. Genç yaşta başladığı bu zorlu meslekte, sabır, azim ve ustalık gerektiren incelikleri öğrenerek, dedesinden miras kalan bu değerli lezzeti gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu üstlenmiş durumda. Bu uzun soluklu yolculuk, mesleki sadakatin ve geleneklere bağlılığın bir örneğini teşkil ediyor.
81 yaşındaki Tevfik Ekizler'in bu fedakarlığı ve mesleğine olan tutkusu, modern dünyanın hızlı tüketim alışkanlıkları karşısında geleneksel lezzetlerin ve zanaatların ne denli değerli olduğunu hatırlatıyor. Dededen toruna aktarılan bu lezzet mirasının devamlılığı, Antalya'nın kültürel kimliğinin korunmasına da katkı sağlıyor. Ekizler'in hikayesi, genç nesillere de ilham kaynağı olabilecek nitelikte olup, mesleki değerlerin ve aile bağlarının önemini vurguluyor.