Türkiye'nin en önemli yükseköğretim kurumlarına öğrenci yerleştiren Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) bu yıl 63 yaşındaki Hayrettin Üçüncü'nün de katılımıyla farklı bir boyuta ulaştı. Üçüncü, Temel Yeterlilik Testi (TYT) oturumunda Türkiye birincisi olan torunu Abdullah Uslu'ya destek olmak ve bu anlamlı yolculukta yanında bulunmak amacıyla 46 yıl aradan sonra yeniden sınava girme kararı aldı. Bu durum, hem eğitim camiasında hem de kamuoyunda ilgiyle karşılandı.
Hayrettin Üçüncü'nün torunu Abdullah Uslu'nun YKS'de elde ettiği büyük başarı, ailenin yanı sıra Üçüncü'yü de gururlandırdı. Üçüncü, "Türkiye birincisi bir talebenin dedesi olmak, velisi olmak bizi de gururlandırdı." ifadeleriyle duygularını dile getirdi. Bu sözler, nesiller arası bağın ve eğitimin öneminin altını çiziyor. Üçüncü'nün bu yaşta sınava girme kararı, öğrenmenin yaşı olmadığını bir kez daha gözler önüne sererken, torununa verdiği manevi desteğin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Üçüncü'nün 46 yıl sonra sınava girmesi, eğitim sisteminin ve sınavların zaman içindeki değişimine de bir pencere aralıyor. 1970'li yıllarda eğitim hayatına devam eden Üçüncü'nün, günümüzün modern sınav sistemine adapte olarak torunuyla aynı sıraları paylaşması, hem kişisel bir başarı hem de toplumsal bir dayanışma örneği olarak öne çıkıyor. Bu durum, özellikle gençlerin eğitim motivasyonunu artırabilecek nitelikte bir gelişme olarak görülüyor.
Abdullah Uslu'nun TYT'deki birinciliği, yoğun bir çalışma temposunun ve azmin sonucu olarak kaydedildi. Dedesinin bu anlamlı desteğiyle daha da motive olan Uslu'nun, YKS'nin ilerleyen oturumlarında da başarılı olması bekleniyor. Hayrettin Üçüncü'nün bu fedakarlığı ve torununa olan inancı, eğitimde aile bağlarının ve desteğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu olay, eğitimde fırsat eşitliği ve nesiller arası bilgi aktarımının önemini vurgulayan ilham verici bir hikaye olarak hafızalarda yerini aldı.